26 Eylül 2026 Cumartesi

Atelier İst Aycan Öktem -Yeniden Siirt Defilesi-Yılmaz Parlar

Kadim Medeniyetin İzleri Moda ile Geleceğe Taşındı

Atelier İst Aycan Öktem Koleksiyonu Cemile Sultan Korusu’nda Büyüledi

Siirt’in binlerce yıllık kültürel mirası, geleneksel motifleri, özgün dokuları ve tarihsel hafızası, Atelier İst Aycan Öktem imzasıyla çağdaş moda dünyasında yeniden hayat buldu.

25 Eylül 2026 Cuma akşamı Cemile Sultan Korusu’nda gerçekleştirilen “Yeniden Siirt” defilesi, yalnızca bir moda gösterisi değil; kültür, sanat, tarih, tasarım ve sosyal sorumluluğu aynı platformda buluşturan etkileyici bir kültür projesi olarak dikkat çekti.

Gecenin en güçlü unsurlarından biri, Atelier İst Aycan Öktem “Yeniden Siirt” koleksiyonunun tasarım dili ve kumaş kalitesi oldu. Siirt’in kadim medeniyetlerinden, mimarisinden, geleneksel motiflerinden ve arkeolojik mirasından ilham alan tasarımlar, modern çizgilerle yeniden yorumlanarak podyuma taşındı.

Koleksiyonun ortaya koyduğu estetik anlayış, Siirt’in yalnızca tarihsel bir geçmişe sahip olmadığını; bu mirasın doğru bir tasarım vizyonuyla günümüz dünyasında güçlü bir kültürel ve ekonomik değere dönüşebileceğini de gösterdi.

Podyumda Siirt’in Ruhu Vardı

56 parçalık koleksiyon, Siirt’in plaka numarasından ilhamla hazırlanırken, kentin tarihsel ve kültürel kimliğinin farklı unsurlarını tasarımlara taşıdı.

Kilim desenleri, geleneksel motifler, mimari izler ve bölgenin arkeolojik mirası; çağdaş moda anlayışı içerisinde yeniden yorumlandı. Özellikle Gusir Höyük ve Siirt çevresinin kadim tarihinden alınan ilham, koleksiyona yalnızca estetik değil, güçlü bir hikâye de kazandırdı.

Tasarımlarda kullanılan kumaşların çeşitliliği ve niteliği de koleksiyonun dikkat çeken yönleri arasında yer aldı. Saten, şifon, brokar, ipek ve payet gibi farklı kumaşların yanı sıra Siirt’te özel olarak dokunan kumaşlara da yer verilmesi, koleksiyonun özgün karakterini güçlendirdi.

Bazı kumaşların aile sandıklarında saklanan eski tekstil ürünlerinden değerlendirilerek yeniden tasarımlara kazandırılması ise geçmiş ile bugünün aynı kumaş üzerinde buluşmasını sağladı.

Kök boyaların tercih edilmesi ve üretim sırasında ortaya çıkan kumaş parçalarının çanta ve cüzdan gibi farklı ürünlere dönüştürülmesi de koleksiyonun sürdürülebilirlik anlayışını ortaya koydu.

“Bu Sadece Bir Moda Etkinliği Değil”

Gecenin açılışında konuşan moda tasarımcısı, mimar ve İstanbul Aydın Üniversitesi öğretim görevlisi Aycan Öktem, “Yeniden Siirt” projesinin yalnızca estetik tasarımların sergilendiği bir moda etkinliği olmadığını vurguladı.

Öktem, gecenin kadim bir kültürün yeniden hayat bulmasına tanıklık ettiğini belirterek, projenin iki önemli amacı bulunduğunu ifade etti.

Bunlardan ilki, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da eğitim imkânı bulamayan kız çocuklarının eğitimine destek olmak; ikincisi ise Siirt’in tarihsel ve arkeolojik değerlerinin daha geniş kitlelere tanıtılması ve turizme kazandırılmasına katkı sağlamak.

Aycan Öktem, projenin ortaya çıkmasında en büyük destekçilerinden biri olarak Hüseyin Öktem’e teşekkür ederken, “Yeniden Siirt” ile geçmişten gelen kültürel mirasın modern tasarım diliyle buluşturulmasını hedeflediklerini ifade etti.

Öktem ayrıca koreografiyi gerçekleştiren Ferhat Aral ve ekibine, projeye katkı sağlayan tüm destekçilere teşekkür etti.

Hüseyin Öktem: “Fabrikalardan Daha Uzun Ömürlü Bir Miras Bırakabiliriz”

Gecede konuşan Partner Teknik Group Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Öktem ise projeye neden destek verdiklerini anlatırken, sanayi yatırımlarının yanı sıra kültürel mirasın korunmasının da gelecek kuşaklar açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti.

Öktem, uzun yıllardır sanayi ve mühendislik alanında faaliyet gösterdiklerini belirterek, fabrikaların ekonomik ömürlerinin onlarca yıl olabileceğini, ancak kültürel mirasın korunması halinde yüzyıllar boyunca yaşayabilecek bir değer oluşturulabileceğini ifade etti.

Siirt'in tarihsel zenginliklerinin yalnızca geçmişe ait bir değer olarak görülmemesi gerektiğini belirten Öktem, bölgenin arkeolojik mirasının korunmasının turizm, yatırım, istihdam ve ekonomik kalkınma açısından da önemli fırsatlar yaratabileceğine işaret etti.

Konuşmasında Göbeklitepe örneğine dikkat çeken Hüseyin Öktem, arkeolojik değerlerin doğru biçimde tanıtılmasıyla şehirlerin milyonlarca ziyaretçiye ulaşabildiğini belirterek, Siirt’in de kendi tarihsel değerleri üzerinden benzer bir farkındalık oluşturabileceğini dile getirdi.

Öktem, Siirt’in kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılmasının yalnızca kamu kurumlarının değil, özel sektörün ve toplumun da ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Aynur Ayaz’ın Zarif Sunumu Geceye Ayrı Bir Renk Kattı

Gecenin sunuculuğunu ise TV program yapımcısı, haber spikeri ve sunucu Aynur Ayaz üstlendi.

Şıklığı, güçlü sahne hakimiyeti ve düzgün Türkçesiyle dikkat çeken Ayaz, gecenin akışını başarıyla yönetti. Açılış konuşmasının ardından Aycan Öktem’i sahneye davet eden Ayaz, defilenin profesyonel atmosferine önemli katkı sağladı.

Ayaz’ın gece kapsamında yürüttüğü sunuculuk ve PR çalışmaları da “Yeniden Siirt” projesinin kamuoyuna aktarılmasında önemli bir rol üstlendi.

Siirt’in Kültürel Mirası Avrupa Standartlarında Bir Moda Diliyle Buluştu

“Yeniden Siirt” defilesinde ortaya çıkan tablo, projenin yalnızca yöresel değerleri tanıtmakla sınırlı olmadığını gösterdi.

Kumaşların kalitesi, tasarımların özgünlüğü, geleneksel motiflerin çağdaş yorumları ve koleksiyonun bütünsel estetik dili, Siirt kültürünün uluslararası moda dünyasında kullanılabilecek güçlü bir tasarım kaynağı olduğunu ortaya koydu.

Bu açıdan koleksiyon, Siirt’in kültürel değerlerini yalnızca Türkiye içinde tanıtmayı değil, gelecekte Türk tasarımının uluslararası alandaki görünürlüğüne katkı sağlayabilecek bir marka hikâyesinin başlangıcını da oluşturabilecek nitelikte.

Siirt’in kadim medeniyetlerinden ilham alan motiflerin modern kıyafetlerde yeniden hayat bulması, geçmişin nostaljik bir hatıra olarak saklanması yerine geleceğin tasarım diline dönüştürülmesi açısından da dikkat çekici bir yaklaşım ortaya koydu.

Moda, Kültür ve Eğitim Aynı Projede Buluştu

“Yeniden Siirt”in belki de en anlamlı yönlerinden biri, moda ve kültür projesinin sosyal sorumluluk amacıyla desteklenmesi oldu.

Projenin eğitim imkânı kısıtlı kız çocuklarına katkı sağlamayı hedeflemesi, defileyi klasik bir moda organizasyonunun ötesine taşıdı.

Böylece podyumda yalnızca kıyafetler değil; bir şehrin tarihi, kadın emeği, kültürel mirası, sürdürülebilirlik anlayışı ve çocukların eğitimine yönelik bir sosyal sorumluluk düşüncesi de yer aldı.

Bu yönüyle “Yeniden Siirt”, geçmişten aldığı ilhamı geleceğe yönelik bir toplumsal faydaya dönüştürme iddiası taşıdı.

Siirt İçin Yeni Bir Marka Hikâyesinin Kapısı

Daha önce gerçekleştirilen basın buluşmasında da ortaya konulduğu gibi projenin uzun vadeli hedefi, Siirt’in tarihini, kültürünü, gastronomisini, tekstil mirasını ve geleneksel değerlerini aynı marka hikâyesi içerisinde buluşturmak.

Kentin gastronomik değerlerinden kültürel mirasına, geleneksel motiflerinden modern tasarımlarına kadar uzanan bu bütüncül yaklaşım; “Siirt” adının yalnızca coğrafi bir isim değil, kültürel bir marka değeri olarak konumlandırılmasını hedefliyor.

Bu noktada “Yeniden Siirt” projesinin önünde önemli bir potansiyel bulunuyor.

Doğru üretim, doğru markalaşma ve uluslararası tanıtım stratejisiyle Siirt’in özgün motifleri ve tekstil mirası, Türkiye’nin yeni nesil kültürel moda markalarından birinin temelini oluşturabilir.

Bir Defileden Daha Fazlası

Cemile Sultan Korusu’nda gerçekleştirilen “Yeniden Siirt” gecesi, izleyenlere yalnızca bir defile sunmadı.

Tarih kumaşa, kültür tasarıma, gelenek moderne, sosyal sorumluluk ise geleceğe dönüştü.

Atelier İst Aycan Öktem ve Partner Teknik Group iş birliğiyle hayata geçirilen proje, Siirt’in binlerce yıllık geçmişini günümüzün estetik diliyle yeniden yorumlayarak kültürel mirasın nasıl çağdaş bir değere dönüştürülebileceğini gösterdi.

Koleksiyondaki tasarımlar, kumaşların niteliği ve geleneksel motiflerin modern yorumlarıyla son derece güçlü bir görsel bütünlük oluştururken, projenin eğitim ve kültürel miras boyutu geceye ayrı bir anlam kattı.

“Yeniden Siirt”, Siirt’in geçmişine bakarken geleceğini de tasarlayan; kültürü modaya, modayı sosyal sorumluluğa, sosyal sorumluluğu ise marka değerine dönüştürme iddiası taşıyan dikkat çekici bir kültür girişimi olarak hafızalarda yerini aldı.

Siirt’in kadim medeniyetlerinden doğan bu hikâye, doğru adımlarla yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın da tanıyabileceği özgün bir Türk marka hikâyesine dönüşebilecek güçlü bir potansiyel taşıyor.

yilmazparlar@yahoo.com

Renewed Siirt Fashion Show – Atelier İst Aycan Öktem Collection

Traces of an Ancient Civilization Carried into the Future Through Fashion

Atelier İst Aycan Öktem Collection Captivates at Cemile Sultan Grove

Siirt’s thousands of years of cultural heritage, traditional motifs, distinctive textures and historical memory came to life once again in the contemporary fashion world under the signature of Atelier İst Aycan Öktem.

Held on Friday evening, September 25, 2026, at Cemile Sultan Grove, the “Renewed Siirt” fashion show was much more than a fashion presentation; it stood out as an impressive cultural project bringing together culture, art, history, design and social responsibility on the same platform.

One of the most striking elements of the evening was the design language and fabric quality of the Atelier İst Aycan Öktem “Renewed Siirt” collection. Inspired by Siirt’s ancient civilizations, architecture, traditional motifs and archaeological heritage, the designs were reinterpreted through contemporary lines and brought to the runway.

The aesthetic vision of the collection demonstrated that Siirt is not only a city with a deep historical past, but that this heritage can also be transformed into a powerful cultural and economic value in the contemporary world through the right design vision.

The Spirit of Siirt on the Runway

The 56-piece collection was inspired by Siirt’s license plate number and incorporated different elements of the city’s historical and cultural identity into its designs.

Kilims patterns, traditional motifs, architectural traces and the region’s archaeological heritage were reinterpreted through a contemporary fashion perspective. In particular, the inspiration drawn from Gusir Höyük and the ancient history of the Siirt region gave the collection not only an aesthetic dimension but also a powerful narrative.

The variety and quality of the fabrics used in the designs were also among the collection’s most notable features. Alongside satin, chiffon, brocade, silk and sequined fabrics, specially woven fabrics from Siirt were also incorporated, strengthening the collection’s distinctive character.

Some fabrics preserved in family trunks were carefully reintroduced into the designs, creating a meaningful meeting point between the past and the present on the same fabric.

The use of natural dyes, together with the transformation of leftover fabric pieces into products such as bags and wallets, also reflected the collection’s approach to sustainability.

“This Is More Than a Fashion Event”

Speaking at the opening of the evening, fashion designer, architect and Istanbul Aydın University lecturer Aycan Öktem emphasized that the “Renewed Siirt” project was not simply a fashion event showcasing aesthetic designs.

Öktem stated that the evening was a celebration of the revival of an ancient culture and explained that the project has two major objectives.

The first is to support the education of girls who have limited access to educational opportunities in Eastern and Southeastern Anatolia. The second is to contribute to introducing Siirt’s historical and archaeological values to wider audiences and supporting their development as tourism assets.

Aycan Öktem expressed her gratitude to Hüseyin Öktem, one of the project’s major supporters, and emphasized their aim of bringing the cultural heritage inherited from the past together with a modern design language through “Renewed Siirt.”

Öktem also thanked Ferhat Aral and his team for their choreography, as well as all supporters who contributed to the project.

Hüseyin Öktem: “We Can Leave a Legacy That Lasts Longer Than Factories”

Speaking during the evening, Partner Teknik Group Chairman Hüseyin Öktem explained why they supported the project and emphasized that protecting cultural heritage is as important for future generations as industrial investment.

Öktem noted that they have been active in industry and engineering for many years, explaining that while the economic lifespan of factories may be measured in decades, preserving cultural heritage can create a value capable of surviving for centuries.

He stressed that Siirt’s historical wealth should not be viewed merely as a legacy of the past, noting that protecting the region’s archaeological heritage could also create significant opportunities for tourism, investment, employment and economic development.

Referring to Göbeklitepe in his remarks, Hüseyin Öktem noted that archaeological values can attract millions of visitors when properly preserved and promoted, and suggested that Siirt could also create similar awareness around its own historical heritage.

Öktem emphasized that transferring Siirt’s cultural heritage to future generations is not solely the responsibility of public institutions, but a shared responsibility involving the private sector and society as a whole.

Aynur Ayaz Adds Elegance to the Evening

The evening was hosted by TV program producer, news anchor and presenter Aynur Ayaz.

With her elegant appearance, strong stage presence and fluent delivery, Ayaz successfully guided the program throughout the evening. Following her opening remarks, she invited Aycan Öktem to the stage and contributed to the professional atmosphere of the fashion show.

Ayaz’s hosting and PR work for the event also played an important role in presenting the “Renewed Siirt” project to the public.

Siirt’s Cultural Heritage Meets a European-Level Fashion Language

The “Renewed Siirt” fashion show demonstrated that the project goes far beyond simply promoting local values.

The quality of the fabrics, originality of the designs, contemporary interpretations of traditional motifs and the collection’s overall aesthetic language revealed the potential of Siirt’s cultural heritage as a powerful source of inspiration for the international fashion world.

In this respect, the collection is not limited to promoting Siirt’s cultural values within Türkiye. It also has the potential to become the starting point for a brand story capable of contributing to the international visibility of Turkish design in the future.

The reinterpretation of motifs inspired by Siirt’s ancient civilizations through modern garments represents a remarkable approach: rather than preserving the past merely as a nostalgic memory, it transforms that heritage into part of the design language of the future.

Fashion, Culture and Education United in One Project

One of the most meaningful aspects of “Renewed Siirt” was the project’s combination of fashion and culture with a social responsibility mission.

The project’s aim of contributing to educational opportunities for girls with limited access to education carried the fashion show beyond the boundaries of a conventional fashion event.

Thus, the runway presented not only garments, but also the history of a city, women’s craftsmanship, cultural heritage, sustainability and a social responsibility vision focused on children’s education.

In this respect, “Renewed Siirt” represents an effort to transform inspiration drawn from the past into social benefit for the future.

Opening the Door to a New Brand Story for Siirt

As highlighted during the earlier press meeting, the project’s long-term vision is to bring together Siirt’s history, culture, gastronomy, textile heritage and traditional values within a single brand story.

This holistic approach, extending from the city’s gastronomic heritage to its cultural legacy and from traditional motifs to contemporary designs, aims to position “Siirt” not merely as a geographical name, but as a cultural brand value.

At this point, the “Renewed Siirt” project presents significant potential.

With the right production, branding and international promotion strategies, Siirt’s distinctive motifs and textile heritage could form the foundation of one of Türkiye’s emerging cultural fashion brands.

More Than a Fashion Show

The “Renewed Siirt” evening at Cemile Sultan Grove offered audiences much more than a fashion show.

History was transformed into fabric, culture into design, tradition into modernity, and social responsibility into a vision for the future.

Created through the collaboration of Atelier İst Aycan Öktem and Partner Teknik Group, the project demonstrated how Siirt’s thousands of years of history can be reinterpreted through the aesthetic language of today and transformed into a contemporary cultural value.

The designs, fabric quality and modern interpretations of traditional motifs created a powerful visual unity, while the project’s educational and cultural heritage dimensions added a deeper meaning to the evening.

“Renewed Siirt” will be remembered as a remarkable cultural initiative that looks to Siirt’s past while designing its future, transforming culture into fashion, fashion into social responsibility, and social responsibility into brand value.

Born from Siirt’s ancient civilizations, this story has the potential, with the right steps, to become an authentic Turkish brand story recognized not only across Türkiye but around the world.

yilmazparlar@yahoo.com

8 Haziran 2026 Pazartesi

Nazım Hikmet’in Şiiri “Davet’ Hayat Buldu-Yılmaz Parlar

  Nazım Hikmet’in Şiiri “Davet’ Hayat Buldu

Türkçenin Evrensel Şairi Nazım Hikmet, Mersin'de Müzikle Yeniden Hayat Buldu

Dünya Edebiyatının Zirvesindeki Bir İsim, Nazım Hikmet

Türk şiirinin evrensel sesi, çağdaş edebiyatın öncülerinden Nazım Hikmet Ran, yalnızca Türkiye'nin değil dünya edebiyatının da en büyük şairleri arasında gösteriliyor.

Eserleri onlarca dile çevrilen, şiirleri dünyanın dört bir yanında okunan büyük usta; Türkçeyi en etkili, en estetik ve en güçlü kullanan edebiyatçılardan biri olarak kabul ediliyor.

Onun dizeleri, aradan geçen yıllara rağmen insanlığa, özgürlüğe, kardeşliğe ve umuda ışık tutmaya devam ediyor.

Çok Yönlü Sanatçı Boğaç Yüzgül'den Nazım Hikmet'e Saygı Duruşu

Nazım Hikmet'in yakın akrabası olan ve çağdaş Türk şiirinin dikkat çeken temsilcileri arasında gösterilen Boğaç Yüzgül, bu kez şair kimliğinin yanı sıra besteci ve yorumcu yönüyle sanatseverlerin karşısına çıktı.

Yıllarca gazetecilik alanında önemli başarılara imza atan, kültür-sanat dünyasının yakından tanıdığı isimlerden biri olan Yüzgül; şiirden müziğe, sahne sanatlarından edebiyata kadar uzanan çok yönlü sanat anlayışıyla dikkat çekiyor.

Opera eğitimi almış olması sayesinde klasik müzikten halk müziğine, rock'tan caz ve pop müziğe kadar geniş bir yelpazede yorum yapabilen sanatçı, farklı disiplinleri bir araya getiren üretimleriyle öne çıkıyor.

Sanat çevreleri tarafından "şiiri müziğe dönüştüren güçlü yorumculardan biri" olarak değerlendirilen Boğaç Yüzgül, Nazım Hikmet'in ölümsüz eserlerinden "Davet" şiirini besteleyerek anlamlı bir projeye imza attı.

"Davet" Şiiri İlk Kez Mersin'de Şarkı Olarak Seslendirildi

Sözleri Nazım Hikmet'e ait olan "Davet" şiiri, Boğaç Yüzgül tarafından bestelenirken, müzikal düzenleme ise eşi Sinem Elgün Yüzgül tarafından gerçekleştirildi.

Eseri seslendiren isimler de yine Sinem & Boğaç Yüzgül çifti oldu. Şarkının ilk canlı performansı, Mersin'in önemli kültür ve sanat mekânlarından Marina Dxarmonya Bar'da gerçekleştirildi. Dinleyiciler tarafından büyük ilgi gören eser, güçlü sözleri ve etkileyici yorumu ile uzun süre alkışlandı.

https://www.youtube.com/watch?v=SDOh7WOlPwg

Sanat ve Edebiyatın Güçlü Buluşması

Nazım Hikmet'in insanlık, özgürlük ve kardeşlik ideallerini yansıtan unutulmaz dizeleri, Boğaç Yüzgül'ün bestesiyle yeni bir sanatsal boyut kazandı. Şiirin ruhuna sadık kalınarak hazırlanan çalışma, hem edebiyat hem de müzik dünyasında dikkat çekici bir proje olarak değerlendiriliyor.

Yakın zamanda BYMP etiketiyle yayımlanması planlanan eser, Nazım Hikmet'in ölümsüz mirasını yeni nesillere ulaştırmayı hedefliyor.

Özgürlüğün ve Kardeşliğin Çağrısı, Davet

Nazım Hikmet'in yıllara meydan okuyan dizeleri bugün de aynı heyecanla yankılanıyor:

"Dörtnala gelip Uzak Asya'dan Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket, bizim.

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak ve ipek bir halıya benzeyen toprak, bu cehennem, bu cennet bizim.

Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın, yok edin insanın insana kulluğunu, bu davet bizim.

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim..."

Bu ölümsüz çağrı, şimdi Boğaç ve Sinem Yüzgül'ün yorumuyla yeniden hayat buluyor ve dinleyicileri özgürlük, dayanışma ve insanlık ortak paydasında buluşturuyor.

yilmazparlar@yahoo.com

Nazım Hikmet's "Invitation" Poem Comes to Life

Nazım Hikmet, the Universal Poet of the Turkish Language, Reborn Through Music in Mersin

Nazım Hikmet: A Giant of World Literature

The universal voice of Turkish poetry and one of the pioneers of modern literature, Nazım Hikmet Ran is widely regarded as one of the greatest poets not only of Türkiye but of world literature. His works have been translated into dozens of languages, and his poems continue to be read across the globe.

Celebrated as one of the most powerful, elegant, and influential masters of the Turkish language, Nazım Hikmet's verses continue to inspire humanity, freedom, brotherhood, and hope decades after they were written.

A Tribute to Nazım Hikmet by Multifaceted Artist Boğaç Yüzgül

Boğaç Yüzgül, a close relative of Nazım Hikmet and one of the distinguished voices of contemporary Turkish poetry, has now stepped into the spotlight not only as a poet but also as a composer and performer.

Known for his successful career in journalism and respected throughout Türkiye's cultural and artistic circles, Yüzgül stands out with a versatile artistic vision spanning poetry, music, literature, and the performing arts.

Having received formal opera training, he possesses the rare ability to interpret a wide range of musical genres, from classical and folk music to rock, jazz, and pop. His work successfully bridges different artistic disciplines, earning admiration from audiences and critics alike.

Often described by art circles as "one of the strongest artists capable of transforming poetry into music," Boğaç Yüzgül has now created a meaningful project by composing Nazım Hikmet's immortal poem "Invitation" ("Davet").

"Invitation" Performed as a Song for the First Time in Mersin

The lyrics of "Invitation" belong to Nazım Hikmet, while the music was composed by Boğaç Yüzgül. The musical arrangement was created by his wife, Sinem Elgün Yüzgül.

The piece was performed by the Sinem & Boğaç Yüzgül duo, with its premiere taking place at Marina Dxarmonya Bar, one of Mersin's notable cultural and artistic venues. The audience responded with great enthusiasm, applauding the work for its powerful lyrics and compelling interpretation.

A Powerful Meeting of Literature and Music

Nazım Hikmet's unforgettable lines reflecting ideals of humanity, freedom, and brotherhood have gained a new artistic dimension through Boğaç Yüzgül's composition.

Remaining faithful to the spirit of the original poem, the project has already attracted attention as a remarkable collaboration between literature and music.

Scheduled for release soon under the BYMP label, the work aims to introduce Nazım Hikmet's timeless legacy to new generations.

The Call of Freedom and Brotherhood, Invitation

Nazım Hikmet's enduring words continue to resonate with the same passion today:

"Stretching from distant Asia to the Mediterranean like the head of a mare at full gallop, this country is ours.

With bleeding wrists, clenched teeth, bare feet, and soil resembling a silk carpet, this hell, this paradise is ours.

Let the doors of oppression be closed forever; abolish man's servitude to man—this invitation is ours.

To live like a tree, free and solitary, and like a forest in brotherhood—this longing is ours."

Today, this immortal call finds new life through the interpretation of Boğaç and Sinem Yüzgül, bringing listeners together around the universal values of freedom, solidarity, and humanity.


yilmazparlar@yahoo.com

28 Nisan 2026 Salı

IWS Istanbul Wedding Show 2027-Yılmaz Parlar

 IWS Istanbul Wedding Show 2027

Evlilik Özenti İster

Hayatın En Özel Günü Detaylarda Saklı

Evlilik, yalnızca iki insanın hayatını birleştirdiği bir an değil; aynı zamanda yıllarca hatırlanacak, duygusu ve estetiğiyle iz bırakan en özel günlerden biridir.

Bu nedenle düğün organizasyonları; titizlik, estetik anlayış ve kusursuz planlama gerektiren bir sanat haline gelmiştir. Her detayın özenle düşünüldüğü bu süreç, aslında bir yaşam tarzının da yansımasıdır.



Gelinlikten mekâna, gastronomiden dekorasyona kadar uzanan geniş yelpazede yapılan her tercih, çiftlerin hayallerini gerçeğe dönüştüren kritik adımlardır.

İşte tam da bu nedenle düğün dünyası artık sadece bir organizasyon değil; vizyon, deneyim ve profesyonelliğin birleştiği büyük bir sektör olarak öne çıkıyor.

Düğün Dünyasının Kalbi İstanbul’da Atacak

IWS Istanbul Wedding Show 2027, düğün sektörünün en prestijli markalarını bir araya getirerek büyük bir organizasyona imza atmaya hazırlanıyor.

28 Nisan’2026 Salı günü, İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen basın toplantısıyla tanıtılan fuar, şimdiden sektörün en iddialı buluşmalarından biri olarak dikkat çekiyor.



TG EKSPO İmzası, Vizyon, Disiplin Ve Başarı

Organizasyonun arkasındaki güç olan TG EXPO Uluslararası Fuarcılık A.Ş., uluslararası fuarcılık alanındaki deneyimi, disiplinli çalışma anlayışı ve vizyoner yaklaşımıyla bir kez daha farkını ortaya koyuyor.

Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Gönül Akyıldız, sektöre yön veren liderliği, detaylara verdiği önem ve başarı odaklı titiz çalışmalarıyla organizasyonun en güçlü mimarlarından biri olarak öne çıkıyor.

Akyıldız’ın ortaya koyduğu vizyon, IWS’yi yalnızca bir fuar değil, sektörün geleceğini şekillendiren bir platform haline getiriyor.



Sadece Fuar Değil, Sektörün Geleceği

Basın toplantısında konuşan Gönül Akyıldız, organizasyonun klasik fuar anlayışının ötesinde olduğunu vurgulayarak şu mesajı verdi:

“Biz sadece bir fuar düzenlemiyoruz; sektörün geleceğini inşa ediyoruz. İstanbul’u bölgenin en güçlü düğün ve ticaret platformlarından biri haline getirmeyi hedefliyoruz.”

Düğün ekonomisinin dünya genelinde yüz milyarlarca dolarlık büyüklüğe ulaştığına dikkat çeken Akyıldız, Türkiye’nin bu alandaki potansiyeline güçlü bir vurgu yaptı.

Lütfi Kırdar, Küresel Organizasyonların Merkezi

Toplantıya ev sahipliği yapan İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı Genel Müdürü Deniz Dikkaya, merkezin köklü geçmişine ve uluslararası gücüne dikkat çekti.

Dikkaya, İstanbul’un düğün turizmi açısından küresel bir cazibe merkezi olduğunu belirterek, organizasyonun sadece sektöre değil şehir ekonomisine de önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.



Sektörün Tüm Devleri Aynı Çatı Altında

IWS 2027; düğün planlama ajanslarından uluslararası tasarımcılara, lüks otellerden prodüksiyon ekiplerine kadar sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiriyor.

Haute couture gelinliklerden özel tasarım davetiyelere, gastronomi deneyimlerinden balayı seçeneklerine kadar geniş bir yelpaze sunan fuar, ziyaretçilere hayallerindeki düğünü birebir deneyimleme fırsatı sağlıyor.



Deneyim Odaklı Lüks Konsept

IWS, klasik fuar anlayışını geride bırakarak ziyaretçilere adeta bir yaşam tarzı sunuyor.

Özel defileler, canlı performanslar, VIP etkinlikler ve stil danışmanlıklarıyla katılımcılar yalnızca bir fuara değil; baştan sona planlanmış bir deneyim dünyasına adım atıyor.

Uluslararası Vizyon Ve Büyük Hedef

Yalnızca Türkiye’den değil, dünyanın dört bir yanından yoğun ilgi görmesi beklenen IWS 2027, İstanbul’u düğün turizminin küresel merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor.

Global iş birliklerinin kurulacağı bu platform, Türkiye’nin düğün sektöründeki gücünü uluslararası arenada bir kez daha gözler önüne serecek.

yilmazparlar@yahoo.com


IWS Istanbul Wedding Show 2027

Weddings Demand Refinement

Life’s Most Special Day Lies in the Details

Marriage is not merely a moment when two lives unite; it is one of the most meaningful milestones that leaves a lasting impression with its emotion and aesthetic for years to come.

For this reason, wedding planning has evolved into an art form that requires precision, refined taste, and flawless organization. Every carefully considered detail reflects not only the couple’s vision but also a distinctive lifestyle.

From bridal gowns to venues, from gastronomy to decoration, every choice plays a critical role in transforming dreams into reality. This is exactly why the wedding industry today stands out not just as an organization business, but as a powerful sector where vision, experience, and professionalism converge.

The Heart of the Wedding World Will Beat in Istanbul

IWS Istanbul Wedding Show 2027 is preparing to bring together the most prestigious brands in the wedding industry under one roof.

Introduced at a press conference held on Tuesday, April 28, 2026, at the Istanbul Lütfi Kırdar Congress and Exhibition Center, the event is already drawing attention as one of the most ambitious gatherings in the sector.

The Signature of TG EXPO, Vision, Discipline, and Success

The driving force behind the organization, TG EXPO International Fairs Inc., once again demonstrates its distinction with its global experience, disciplined work ethic, and visionary approach.

Chairwoman of the Board, Gönül Akyıldız, stands out as one of the strongest architects of the event with her leadership, attention to detail, and unwavering focus on success. Her vision transforms IWS into not just a fair, but a platform shaping the future of the industry.

Not Just a Fair, But the Future of the Industry

Speaking at the press conference, Gönül Akyıldız emphasized that the event goes beyond the traditional fair concept:

“We are not just organizing a fair; we are building the future of the industry. Our goal is to position Istanbul as one of the strongest wedding and trade platforms in the region.”

Highlighting that the global wedding economy has reached hundreds of billions of dollars, Akyıldız underlined Turkey’s strong potential in this field.

Lütfi Kırdar, A Hub for Global Events

Deniz Dikkaya, General Manager of the Istanbul Lütfi Kırdar Congress and Exhibition Center, drew attention to the venue’s deep-rooted history and international strength.

He emphasized that Istanbul is a global attraction point for wedding tourism and noted that the event will contribute significantly not only to the sector but also to the city’s economy.

All Giants of the Industry Under One Roof

IWS 2027 will bring together all stakeholders of the wedding industry—from wedding planners to international designers, from luxury hotels to production teams.

Offering a wide range from haute couture wedding dresses to bespoke invitations, from gastronomy experiences to honeymoon options, the fair provides visitors with the opportunity to experience their dream wedding firsthand.

Experience-Focused Luxury Concept

Going beyond the traditional exhibition model, IWS offers visitors a complete lifestyle experience.

With exclusive fashion shows, live performances, VIP events, and style consultancy services, attendees will step into a fully curated world rather than just a fair.

International Vision and Major Ambitions

Expected to attract significant international attention, IWS 2027 aims to position Istanbul as a global hub for wedding tourism.

Serving as a platform for global collaborations, the event will once again showcase Turkey’s strength in the wedding industry on the international stage.

yilmazparlar@yahoo.com

8 Nisan 2026 Çarşamba

EKAV-Tres Specula -Üç Yansıma Sergi-Yılmaz Parlar

 Ekav’da Işık, Form Ve Ruhun Büyüleyici Buluşması

Sanatın Zirvesi

İnci Galerinin İnci Sanatçıları; Üç Yansıma, Tek Ruh

Sanat…
İnsanın kendini en derin, en saf ve en zamansız ifade edebildiği alan. Bir toplumun hafızası, ruhu ve geleceğe bıraktığı en güçlü izdir.

Sanatın olduğu yerde estetik vardır, düşünce vardır, zarafet vardır. Ve bazı anlar vardır ki; sanat sadece sergilenmez, adeta yaşanır… İşte o anlardan biri, İstanbul’un kalbinde gerçekleşti.



Ritz-Carlton’da Sanatın En Zarif Gecesi

İstanbul’un en prestijli noktalarından The Ritz-Carlton Hotel bünyesinde yer alan Ekavart Gallery, 7 Nisan – 7 Mayıs 2026 tarihleri arasında sanat dünyasına damga vuracak bir sergiye ev sahipliği yapıyor: “Tres Specula / Üç Yansıma”.

Açılış gecesi ise adeta bir elitler buluşmasıydı. Sanat, iş ve cemiyet hayatının seçkin isimleri; zarafet, stil ve kültürün kusursuz uyum içinde buluştuğu bu özel davette bir araya geldi.

Her detayın incelikle düşünüldüğü gece, yalnızca bir sergi açılışı değil; aynı zamanda yüksek estetiğin sahne aldığı bir sanat şöleni olarak hafızalara kazındı.



EKAV’ın Vizyonu, İnci Aksoy’un Sanata İmzası

Bu büyüleyici atmosferin arkasında ise güçlü bir vizyon var. EKAV Eğitim Kültür ve Araştırma Vakfı çatısı altında faaliyet gösteren Ekavart Gallery, yalnızca bir sergi alanı değil; sanatın nefes aldığı bir kültür platformu.

Galerinin kurucusu ve sanat vizyonunun mimarı İnci Aksoy ise sanat dünyasında fark yaratan bir isim.
Aksoy’un yaklaşımı, klasik galericilik anlayışının ötesinde:

Sanatı yalnızca sergilemiyor, yaşatan bir deneyime dönüştürüyor

Sanatçı ile izleyici arasında duygusal ve düşünsel bir köprü kuruyor

Genç sanatçıları destekleyerek geleceğe estetik bir miras inşa ediyor

Onun dokunuşuyla Ekavart Gallery, adeta İstanbul’un kültür haritasında ışıltılı bir sanat mabedi haline geliyor.



Üç Sanatçı, Üç Güçlü Yansıma

“Tres Specula / Üç Yansıma” sergisi, farklı disiplinlerde üretim yapan üç önemli sanatçıyı ortak bir düşünsel zeminde buluşturuyor;

Çiçek Benardete , Pembe Tüzüner, Tina Varon

Latince “üç ayna” anlamına gelen sergi, sanatın yansıtma gücünü merkezine alıyor. Her sanatçı, kendi malzemesi ve diliyle gerçekliği yeniden kurarken; izleyiciye yalnızca görsel değil, duygusal ve düşünsel bir derinlik sunuyor.

Zaman, Doğa ve Dönüşümün Sanatsal Yorumu



Çiçek Benardete, izleyiciyi 60’lar ve 70’lerin büyülü sosyal atmosferine götürüyor. Gece hayatı, dans, sosyalleşme… Her tuval, geçmişin yaşayan bir sahnesi gibi.



Pembe Tüzüner, metalin sertliğini doğanın akışkanlığıyla buluşturuyor. Kuşlar, çiçekler ve soyut formlar; özgürlük ve dönüşümün simgesi haline geliyor.



Tina Varon ise kırılganlık ile güç arasındaki ince çizgide yürüyerek; cam, metal ve form üzerinden varoluşun estetik gerilimini gözler önüne seriyor.



Sanatın Üç Boyutlu Deneyimi

Bu sergi, yalnızca izlenen değil; hissedilen, düşünülen ve içselleştirilen bir deneyim sunuyor.
Form, ışık ve yüzey arasındaki ilişki; mekânla bütünleşerek ziyaretçiyi çok katmanlı bir sanat yolculuğuna çıkarıyor.



Bir Sergiden Fazlası

“Tres Specula / Üç Yansıma”, İstanbul’un sanat sahnesinde sadece bir sergi değil;
estetik, vizyon ve kültürün kusursuz birleşimi olarak öne çıkıyor.

Ekavart Gallery ve İnci Aksoy’un öncülüğünde hayat bulan bu özel proje, sanatın birleştirici gücünü bir kez daha gözler önüne sererken; izleyicilere unutulmaz bir deneyim vadediyor.

yilmazparlar@yahoo.com

The Mesmerizing Encounter of Light, Form and Soul at Ekav

The Pinnacle of Art

The Pearl Artists of a Pearl Gallery; Three Reflections, One Soul

Art…
The purest, deepest, and most timeless way for humanity to express itself. It is the memory of a society, its soul, and the most powerful mark it leaves for the future.
Where there is art, there is aesthetics, there is thought, there is elegance. And there are moments when art is not merely exhibited—it is truly lived… One of those moments took place in the heart of Istanbul.

The Most Elegant Night of Art at The Ritz-Carlton

Located within one of Istanbul’s most prestigious landmarks, The Ritz-Carlton Hotel, Ekavart Gallery is hosting an exhibition set to leave a lasting mark on the art world between April 7 – May 7, 2026: “Tres Specula / Three Reflections.”

The opening night was nothing short of an elite gathering. Distinguished figures from the worlds of art, business, and high society came together at this exclusive event where elegance, style, and culture met in perfect harmony.

With every detail meticulously curated, the evening was not just an exhibition opening; it became a refined celebration of high aesthetics—an unforgettable artistic spectacle.

EKAV’s Vision, İnci Aksoy’s Signature on Art

Behind this enchanting atmosphere lies a powerful vision. Operating under the umbrella of EKAV Education, Culture and Research Foundation, Ekavart Gallery is not merely an exhibition space—it is a living cultural platform where art breathes.

The gallery’s founder and the architect of its artistic vision, İnci Aksoy, stands out as a remarkable figure in the art world.

Her approach transcends traditional gallery concepts:

She transforms art from something displayed into something experienced

She builds a deep emotional and intellectual bridge between artist and audience

She supports emerging talents, creating an aesthetic legacy for the future

With her touch, Ekavart Gallery becomes a radiant sanctuary of art on Istanbul’s cultural map.

Three Artists, Three Powerful Reflections

The exhibition “Tres Specula / Three Reflections” brings together three distinguished artists from different disciplines on a shared conceptual ground:

Çiçek Benardete, Pembe Tüzüner, Tina Varon

Meaning “three mirrors” in Latin, the exhibition centers on the reflective power of art. Each artist reconstructs reality through their own material and language, offering not only visual richness but also emotional and intellectual depth.

An Artistic Interpretation of Time, Nature and Transformation

Çiçek Benardete invites viewers into the enchanting social atmosphere of the 1960s and 1970s. Nightlife, dance, and social scenes—each canvas feels like a living fragment of the past.

Pembe Tüzüner merges the rigidity of metal with the fluidity of nature. Birds, flowers, and abstract forms emerge as symbols of freedom and transformation.

Tina Varon walks the delicate line between fragility and strength, revealing the aesthetic tension of existence through glass, metal, and form.

A Three-Dimensional Experience of Art

This exhibition offers more than something to observe—it is something to feel, contemplate, and internalize.

The relationship between form, light, and surface integrates with space, guiding visitors through a multi-layered artistic journey.

More Than an Exhibition

“Tres Specula / Three Reflections” is not just an exhibition in Istanbul’s art scene;
it stands out as a flawless fusion of aesthetics, vision, and culture.

Brought to life under the leadership of Ekavart Gallery and İnci Aksoy, this exceptional project once again highlights the unifying power of art, promising visitors an unforgettable experience.

yilmazparlar@yahoo.com